8 Mart 2011 Salı

2 SÜPER FİLM BİR ARADA

İstiklal'de bir gün yürürken yine böyle kar yağıodu, zaman geçsin diye aa 2 süper film birdenmiş ona gidelim dediğimde yanımdakiler yüzüme sapık ifadesiyle bakmıştı. Neyssee...

Aşk tesadüfleri sever filmi filmdi dimi?? Hani amaan film işte diyip geçebileceğimiz?

Yok, öyle olsa okadar ağlayamazdım ben. Böyle duygusal filmlerde ağlamamak için kendimi tuttuğumda "tamam müge film bu, film, sus, sakın ağlama, onlar çekerken çok gülmüşlerdir" diye çocuk muamelesi yapardım kendime. Ama ben bu filmde çok ağladım be, hemde öyle millet gibi filmin sonunda değil, ilk yarısının ortalarından itibaren..

(Aynı yerlerde geçen seneler... Zaman tutmuyor sadece, aynı yerde aynı zamanda bulunmalarına rağmen buluşturmuyor hayat onları. Uzaktan uzağa, ikisi de birbirinden habersiz. Kız hoşlanıyor aslında küçüklüğünden beri o kırmızı bisikletli çocuktan...)

O filmin senaristi bence bizim buralarda oturuyor ve benim hayatımı izliyor, kesin yaşadıklarımı takip ediyor
Bir de gel mügecim madem senin hayatını anlattım sen oyna bu filmde deseydi..
Belki de bilerek demedi o koca sinema salonunda oturup kendi hayatıma bakıp, izlemem ve kendime ağlamam için...

Tek bir isteğim var ki; aşk filminden ıssız adam filmine dönmesin hayatım, geç kalınmasın ve yalanlar söylenmesin. Karşı tarafın neler yaşadığını bilmeden yapılmasın önyargılar ve vurulmasın duygulara prangalar.. Karşılasınca İstiklal'de bir pasajda yalandan mutluluk resimleri çizilmesin. Gözler başka, ağızlar başka konuşmasın. Her şeyi yaktıktan sonra bir gün evde dişlerini fırçalamak isterken kırılıp içinden bir toka fırlamasın ayaklarının altına...

12 yorum:

maximehmet dedi ki...

kesin olanlar eğlenceli olmaz
misal öleceğiz %100

ı ıh hiç zevkli bir şey değil

aşık olabilirim deli gibi!

kime?

bilmem...

bak ne kadar eğlenceli:)

müghe dedi ki...

:)) süper bi bakış açısı yakalamışsın.

deep dedi ki...

üff ya sen neler yaşadın.
bunları öykü gibi yazsana.
buraya.
anı gibi değil öykü gibi.

müghe dedi ki...

uzun uzun anlatamıyorum ben deep, sıkıntımı da üzüntümü de mutluluğumu da.. Klavyenin tuşları belli bi yere kadar izin veriyor bana..
Çok şeyler yaşandı, yaşanıyor..Ama sonunda hepsinin toplamından en güzel öykü çıkacak:)
O zaman yazıcam burdan hayatımdaki tüm öyküleri dilediğimce...

deep dedi ki...

sende etkileyici, dramatik bir dil var, biraz da hüzünlü. yani, neşe dolu olduğunu sanıyorum gündelik yaşamında. ama belki yazarken hüzünlüsün. edebi bir yön var. ve bunun için çaba gösterdiğini de sanmıyorum. bence sende doğal bu.

müghe dedi ki...

çok teşekkür ederim. Aynı şeyleri senin yazılarını okurken ben düşünüyorum:))

Doğal olmazsa bir yerden sonra yazılamaz zaten, zorlama olur. Karşı tarafta okuyamaz, o yüzden içimden geldiği gibi yazıyorum.

Gündelik hayatla ilgili tespitin doğru. Gülmeye ve neşe dolu olmaya çalışırım. Hüznüm sözlere dökülmez, bakışlarda kalır. Yazmaya başlayınca akıyor yavaş yavaş gözlerimden tuşlara..

deep dedi ki...

anladım.

birerkisi dedi ki...

filmkolik bi adam olmama rağmen bu kadar duygulandığım bir film hatırlamıyorum. tüm film bir kenera son 15dk beni aldı başka diyarlara götürdü. aşk tesadüfleri sever'den bahsediyorum.
ben de senin gibi parantez açıp (filmde kendimi gördüm) diyorum.

taylan dedi ki...

sen hep yaz..

müghe dedi ki...

birerkisi,
demekki çok benzer hayatlar yaşıyoruz aslında. Son 15 dakika zaten bende kalıcı hasar bırakmış olabilir:)

Evo dedi ki...

kötü sonlu filmlere pek alışık değil kimse.. bu film bayaa iyi geldi :))

müghe dedi ki...

evo, tesekkurler yorumun için..:)
kendimize getirdi bu film bizi ama umarm hıc birimizin filmi bu kadar kotu bır sonla bitmez...